Eğitim politikamızın yakın tarihi nerelere uzanır... Ta 1945’lere. İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllara...ABD, dünyada etki altına aldığı ülkelerde ekonomi ve eğitim başta olmak üzere temel alanları soğuk savaş koşullarına göre biçimlendirmiştir. Türkiye’ye özel önem verir. Köy enstitülerinin kapatılmasını Demokrat Parti’den önce CHP ele almış, 50 öncesinde yapılan atamalarla enstitülerin yozlaşmasının yolun açmış, Demokrat Parti’ye yalnızca kapıya kilit asmak kalmıştır. Daha sonraki iki tarihi açıklamayı Soner Yalçın’ın Saklı Seçilmişler kitabından aktaralım...Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay (1966 - 73) konuşuyor: “Bugünkü okullarda yetişen gençlere ülke yönetimi teslim edilemez. Biz, laik okullara karşı imam Hatip okullarını bir seçenek olarak düşünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerleştireceğimiz kişileri bu okullarda yetiştireceğiz...”Şu sözler de 12 Eylül’ün Devlet Başkanı General Kenan Evren’e ait: “İmam Hatip okullarında iyi eğitim veriliyor. O çocuklardan zarar gelmez. Türkiye laikliği dinsizlik olarak anlamış, yanlış tatbikatlar yapmıştır. 1930’lardaki laiklik anlayışını yanlış olarak görüyorum...”