“Dur bakalım ne olacak!..” Kategorisi için haberler
2025’in en çok kullanılan cümlesi neydi diye sorulsa, küresel bir ankete gerek kalır mıydı bilmiyorum ama bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
2025’in en çok kullanılan cümlesi neydi diye sorulsa, küresel bir ankete gerek kalır mıydı bilmiyorum ama bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:
Hiç şüphe yok ki yapay zekâ (YZ) birçok anlamda büyük bir devrim. Peki dünyanın önemli bir bölümü için bu devrim biraz fazla “tanıdık” olabilir mi? Bir tekil güç dinamiğinin herkese tek bir dünya görüşünü dayattığı o eski geleneği unutmamız pek mümkün değil. Evet, sömürgecilikten bahsediyorum. Genelde sömürge denince akla fiziksel işgal geliyor ama post kolonyal çalışmacılar geriye dönüp baktığında net olarak şunu gördü: Sömürgeciliğin kalıcı hasarı fiziksel değil mental. Bireyin kültürünü, dilini, benliğini baştan aşağı yeniden şekillendiren bir durum.
Yarışseverlere kazandırmaya dün de devam ettik. 4 bin 45 lira veren İstanbul altılısını bularak bir kez daha kazandırdık. Güle güle harcayın. Bugün ise İzmirde üçüncü ayaktaki Majestic Flowu birinciliğe yakın görüyorum. Son beş yarışından üçünü kazanan bu safkanın kötü koşması halinde Esrarengiz ile Junior Başkan devreye girebilirler. Günün sürprizi olarak son ayaktaki Dragon Borayı tavsiye ederim. Herkese bol şanslı bir gün diliyorum.
Turgut Uyar’ın Büyük Saat (YKY) kitabında yer alan “Bir saatin aralıksız işleyişi bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi...” dizelerini çok severim. Zamanı anlamlandırma çabası, Uyar’ın sadece şiirlerinde değil düzyazılarında da peşini bırakmadığı bir mesele. Şairin 1983’te yayımlanan “Bir Şiirden” adlı inceleme kitabı bunun en güzel örneği. Uyar bu eserinde, Türk edebiyatının usta şairlerinden 21’ini seçer ve her şairin “tek bir şiirini” mercek altına alır. O tek şiir üzerinden şairin dünyasını, tekniğini ve tarihsel bağlamını çözümler. Kitapta incelenen isimlerden biri de Abdülhak Hamit Tarhan’dır. Turgut Uyar, Hamit’in şiirine bakarken ondaki “soylu bir Osmanlı burjuvası” olmanın getirdiği bakışı, “teatral” unsurları görür ve nihayet onu “Türk şiirindeki en gözü pek yenilikçi” olarak tanımlar.
Toplumsal ahlak erozyonu, Türkiye’nin başındaki en önemli sorunlardan birisi. Politikacısından gazetecisine, iş adamından spor yöneticilerine, sporcusundan taraftarına kadar bu durumdan uzak kalma şansımız yok.
Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu, Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği Trabzon, tarihinde ilk kez bir film festivaline ev sahipliği yaptı.
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) denildiğinde kalp atışım hızlanır.
TIME dergisi, 2025’te her yıl yaptığı gibi sadece tek bir ismi yılın insanı seçemedi, onun yerine ‘Yapay zekâ mimarları’ başlığı ile teknoloji devlerini sıraladı. Peki ama bu değişim ne anlama geliyor?
İspanya’da yılbaşı gecesi 12 üzüm tanesi yemenin şans getireceğine inanılıyor, Yılbaşı geleneklerine tadını veren üzümün geleceği Türkiye’de nasıl? Üzümün geleceği bağdan başlıyor, sürdürülebilir bağcılık alıcı üretici işbirliğiyle kurgulanıyor, üzüm kültürünü geleceğe taşıma vizyonu sözleşmeli tarımdan geçiyor
Rainer Maria Rilke, Genç Bir Şaire Mektuplar’da şöyle der: