Hayat küllerinden doğarken Kategorisi için haberler
Küllerinden doğan kuş efsanesi sadece bize ait değildir.
Küllerinden doğan kuş efsanesi sadece bize ait değildir.
Ülkemiz son 20 yılda her alanda büyük dönüşüm yaşadı. Bu bağlamda en önemli yatırım elbette eğitim ve gençlik alanında oldu. Bugün rekabet ettiğimiz ülkelerin çoğu, beşeri sermayenin odak haline gelmesiyle temel eğitim ve ortaöğretimde eğitim çağ nüfusunun büyük bir kısmını okullarla buluşturmuş ve yükseköğretim alanında da kapasiteyi genişleten kitleselleşme süreçlerini yürütürken ülkemizin 2000’li yılların başlarında bu bağlamda karnesi oldukça zayıftır. Ortaöğretim seviyesinde okullaşma oranları %50’nin altındaydı. Bir başka deyişle 2000’li yıllarda lise çağ nüfusunun yarısı eğitim dışındadır. Yükseköğretimde ise okullaşma oranı %10’lar seviyesinde olup genç nüfusun yükseköğretime yönelik talebine cevap üretemez durumdadır. Dahası, katsayı uygulaması ve başörtüsü yasakları gibi antidemokratik uygulamalarla bu ülkenin evlatlarının eğitime erişimlerini engellemek için sürekli bariyerler oluşturuldu.
İran’ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi, vekil güçlerinin sınırlandırılması...Bunlar, Umman’daki masaya giderken Washington’ın Tahran’ın önüne koyduğu üç dosyaydı. Bu üç dosyanın hemen hepsi İsrail’in güvenliği ile ilgili konular; ancak ABD’nin İran’ı sıkıştırmasının bir sebebi de küresel enerji savaşı: İran’ın ‘hayalet filolarıyla’ Çin’e gönderdiği petrolün akışını kesmek.
ABD Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı üç milyondan fazla dosya, 180 bin görsel ve iki bin videodan oluşan Jeffrey Epstein belgeleri yeni bilgileri ve kirli ilişkileri gün ışığına çıkardı.
Uzun yıllar boyunca sözde uygar ülkeler, başka ülkelere özgürlük ve demokrasi getirme söylemini dillendirmekteler. Ancak bu ne biçim bir özgürlük ve demokrasi getirme anlayışıdır ki, bu tür müdahalelere maruz kalan ülkeler büyük bir yıkıma uğramakta, ağır can kayıpları yaşamakta ve karanlık bir yaşama mahkûm edilmektedirler.
CHP’nin ikisi olağan ikisi olağanüstü olmak üzere 4 kurultayda seçilmiş bir Genel Başkanı; Özgür Özel var ve partinin tek ses, tek yürek olduğu iddiasında, kendince de bir yol yürüyor. İmamoğlu’nun tutuklanması sonrasındaki performansı ve kurultaylardaki mutlak hakimiyetiyle de şu sıralar CHP’nin en çok konuşulan ismi haline gelmiş durumda…İmamoğlu üzerinden bir mağduriyet söylemiyle, tepkileriyle kendisini ön plana taşımaya odaklandı, başarılı oldu da... Bu anlamda CHP’yi konsolide etti, “siyasette vefa semt adı değilmiş” dedirterek liderlik hanesine artı puan topladı. Böylece de CHP’deki İmamoğlu taraftarlarının bulunduğu tribünün gönlünü hepten kazandı... Ancak aynısını İmamoğlu ve teknik kadrosu için söylemek zor.
(Anılarını neden yazmıyorsun diyen dostlara gönderilmiş, bir tutam anı...)
Her şey bir yana, konu sağlık olunca akan sular durur. Futbol Federasyonu başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu yeni yılda iki önemli operasyon geçirdi.
Galatasaray son üç sezonda ligde şampiyonluklar kazandı, Avrupa arenasında vitrine çıktı. Ancak bu başarıların arka planında, özellikle Avrupa yolculuklarının kırıldığı ortak bir nokta var:
Devre arası transferleri, oyunu ileri taşımak yerine mevcut sorunları geçici olarak onarmaya yönelik yapıldı.
Ve bunun bedeli son iki sezonda Avrupa’dan elenerek ödendi.