Bir mimar düşünün ki 89 yıllık hayatında 30 farklı iş denemiş, hepsinde de başarılı olmuş. Galericilikten nakliyeciliğe kadar. Fotoğrafçılık, fotomuhabirlik, askerlik, restoratörlük, seyyahlık, ne ararsanız var. Hepsinden önemlisi maceracı bir ruhu var. Öğrencilik yıllarında geceleri Unkapanı’nda mezar taşlarına yazı yazıyor. I. Dünya Savaşı sırasında askerliğini yaptığı Sarıkamış’ta karda hareket serbestisi için kayak yapmayı öğrenerek Türkiye’nin ilk kayakçıları arasında yerini alıyor. Anadolu’nun tarihi yapılarını incelediği sırada eşkıya tarafından kaçırılıyor. Bir gece boyunca İnegöl Ahudağı’nda ağaca bağlı olarak kalıyor. Balkanlar’da yaya olarak seyahat ediyor. Yanından hiç ayırmadığı fotoğraf makinesiyle imparatorluğun son demlerini belgeliyor. Ne yaparsa severek yapıyor.